18 Ocak 2010 Pazartesi

Mersin'in Yemek Kulturu

Okuyucu, Istanbul'un 2010 kultur baskenti olusunun, ve kiyasiya devam eden kutlamalarinin bunyemde yarattigi hincin etkileri hala suruyor. Neden derseniz, su anda Istanbul Ataturk Havaalaninda olup, rotar yapan ucagimi beklemek gibi bir mesgale icerisindeyim. Sanki bir ay az bekledim evde, gel 2.30 saat sana bi kiyak yapalim demis THY, buyuklerimin ellerinden, kucuklerimin gozlerinden operim.

Gelelim konumuza. Dun de bahsettigim gibi Mersin'in kulturel acidan Istanbul'dan daha cafcafli, daha satafatli, daha progresif, daha substansiyel vs... bir sehir olmasindan mutevellit, sirf Istinye Park orda diye Istanbul'un kultur baskenti secilmesini kinamistim. Bizim de Forum'umuz var, o bizim canimiz, cigerimiz demistim. Cigerimiz derken de aklima yenilenen konseptiyle Cigerci Bahattin geldi. GMK bulvari subesini bilimum florasan aydinlatma ve metal objeyle cok uber bir restoran havasina burunduren Bahattin abimize selamlar. Ama simdi hakkini verelim, Bahattin nam zat Mersin'in yemek kulturunun olusmasinda atadan gelen 'ciger yiyek, rahatlayak' (kibar okuyucum icin aciklama: yoresel sive) dusuncesinin pratige dokulmus halidir. Kardesi Apo ile de ciger marketinde tekel olusturmus bu iki muhterem kisiye Mersin halki az minnettar degildir.

Cigerden sonra bir de Tantuni'miz var ki, hakkinda 'Ulubat'li Hasan' ve 'Odtu'de sinav kagidina "risk budur" yazan cocuk' kadar efsane yazilsa yeridir. Mersin'de yetisen nesillerin serpilmesine, ve hatta semirmesine yol acan bir besin turudur tantuni. ('anlatilmaz yasanir' klisesi beklediniz dimi, hahah, gelmeyecek) Acik olsun, lavas olsun, somun olsun, acisiyla tatlisiyla tantuni super bir fast food alternatifidir. (aslinda ta kendisi ama neyse) Acisiyla tatlisiyla dediysek, burada bahsi gecen tatli elbette ki kunefedir. 'Ama onun da mekani Antakya'dir' diyenleri bir cirpida bertaraf etmek isterim, uzulerek. Tatlilarin en bi tatlisi olan kunefe, deli danalar gibi icilmis, uzerine iskembe de icilmis bir gecenin orgazm noktasina varan yoldur. (tabi midesi kaldirana)

Mersin'e ait baska bir olay ise kerebic'tir. Annemin israrla tekrarladigi 'Kerebicci Oguz'dan sana hurmali kurabiye aldim' cumlesindeki dolayli tumlec, Kerebicci Oguz, dogru bildiniz, kerebic yapar. Ramazanlarda bolca ortaya cikan bu tatli insana ormanda on kaplan, arabada bes, evde onbes enerjisi verir diye rivayet ederler.
Kerebicci Sitesi Enerji verme olayinda cezerye ile yarisir.
Cezerye de Mersin'in kulturel mirasinin bir disavurumudur diye eklemek isterim.

Goruldugu uzere Mersin Istanbul'u dover. Niye? Cunku kulturu var. Gerek yemek kulturu olsun, gerek diger kulturler olsun, gerek apaciligin yaygin bir ogreti olmasi olsun, gerek Tarsus gibi bir harikalar diyarini bunyesinde barindirmasi olsun.

Haydin gorusuruz.

2 yorum:

  1. mersin e gitmeden önce tüm bunları okuyup ilham aldım desem yeri.
    Sen de tee oralardan bir özlem ah ı çekersin belki de yazına bakıp bakıp hihi. öptüm'n

    YanıtlaSil
  2. çok güzel anlatmışsın! yazılarını beğenerek okuyorum. sanki kendimi buluyorum desem yeridir!:)

    yok lan yok. alakası yok. iğrenç yazıyorsun. :)

    bak burada çift kişilikli yapımı sergiledim. ona göre. hangisi gerçek düşüncem bilmiyorum!

    yemek konusunda atlanılan öğeler var tabii. onu da belirteyim.

    bende öptüm'n!

    YanıtlaSil