Somestir'in ilk gunu gelip catmis olsa bile inanin kendimi henuz bu uzun ders maratonuna hazir hissetmemekteyim. Uzun suren bosluk doneminden sonra mental olarak yumusayan, sungerlesen beynim motivasyonumu negatif etkilemekte. Programimin dandikligi de bu duruma tuz biber ekiyor adeta. (bkz: tuz ekmek) Ama derseniz ki, sali-persembe saat 8'de derse gidecek olman Carsamba gunleri sapitmana engel teskil eder mi? Cevabim hayir, bilakis ilk denememi bu aksam gerceklestirecegim.
Up in the Air filmine gidiverdim bu arada, iki arada bi derede oldu ama iyi oldu. Romantik komedi turune alerjim vardir aslinda, bu yuzden biraz iskillene iskillene tesrif ettim sinemaya. Amma velakin film ucaktan yeni inmis beni hemen kollariyla sardi sarmaladi. George Clooney valizini her topladiginda icim kipir kipir oldu, helecanla doldum. Ryan Bingham'in stiline ve havaalaninda en az zaman kaybetmeye yonelik taktiklerine de bayildim. Ben de yavastan gelistiriyorum bu sekilde taktikler aslinda. Ama 10 milyon mil ucmayinca da cok da bir zaman kazandirmiyor aslinda. Neticesinde film guzel baya.
Bol yolculuklu gunler...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
yorumunu dinleyip filmi izleyelim dedik ama yine de begenmedik be denizcim :)
YanıtlaSil